Posted by: 2010-2011 9. 10. 11. 12. Sınıf Tarih Dersi Yıllık Planı on: Haziran 21, 2009
TARİHİN DEVİRLERE AYRILMASI
Tarih, yazının icadı ile başlar. Yazının, MÖ 3500′ lerde Sümerler tarafından bulunduğu bilinmektedir.
Yazı’nın bulunmasından önceki döneme Tarih öncesi Devirler (Prehistorik),
yazının bulunmasından sonraki döneme de Tarih Devirleri denilir.
I. TARİH ÖNCESİ (PREHİSTORİK) DEVİRLER:
Bu devirler, yapılan araç ve gereçlerin çeşitliliğine göre bölümlere ayrılır:
A. TAŞ DEVRİ: Bu devir de kendi arasında üçe ayrılır.
1. Yontmataş Devri (Paleolitik):
“fx15 lida yılan yağı karınca yumurtası xacc“ devri
Tarihöncesi devirler içinde en uzun yaşanan dönemdir.
insan bu devirde tüketicidir. Avcılık, balıkçılık ve toplayıcılık yapar.
insanın doğa ile mücadelesi bu devirde başlar.
Toplumlar arasında yeterli iletişim yoktur.
Mağaralar ve kuytu yerler, yaşam için seçilen yerlerdir.
Kaba taştan yapılan aletler ve mağara duvarlarındaki resimler tek kalıntılardır
Donemin sonuna doğru Ateş bulunur.
Ateş’in bulunması bir anlamda uygarlığın başlangıcı olarak kabul edilir.
2. Ortataş Devri (Mezolitik):
Neolitik devre geçişi sağlayan bir ara dönemdir.
insanlar, yaşamlarını yine avcılık ve toplayıcılık ile sürdürmektedir.
Buzul çağları sona ermiş, yeryüzündeki iklim koşulları günümüz iklimine dönmeye başlamıştır.
3. Cilalıtaş Devri (Neolitik):
İnsan üretken hale geçer.
Topraklar tarıma açılır.
Kalıcı kültür yaratılmaya başlanır.
Topraktan kap-kacak yapılır ve seramik sanatı başlar.
ilk yerleşim birimleri oluşturulur.
Hayvanlar evcilleştirilir ve bitki liflerinden elbiseler yapılır.
ilk dinsel inançlar ortaya çıkar.
İlk ticaret başlar.
Ataerkil bir düzen kurulur.
Köleci toplum yapısı ortaya çıkar.
Günümüzün sosyal yaşam biçimi oluşur
Dolmen : Uzunca ve kaba taşların yan yana dizilip üzerine yassıca kaba bir taşın yerleştirilmesiyle oluşan anıtlar.
Tümülüs : Dolmenlerin toprak yığınıyla örtülüp bir tepe şekline getirilmiş hali.
Höyük : Tümülüslere Anadolu’da verilen ad
Kurgan : Tümülüslere Türkistan’da verilen isim
Menhir : Bir çizgi veya daire etrafında kabaca dikilmiş yüksek taşlardan oluşan anıtlar.
B. MADEN DEVRİ : Kullanılan madenlere göre bölümlere ayrılır:
1. Bakırtaş Devri (Kalkolitik):
Maden Devri’ne geçiş dönemidir. Bu devirde Bakır bulunarak, işlenmeye başlanmıştır. Bakır, insanın kullandığı ilk madendir. Doğada saf olarak bulunur. Bu devirde Bakır, günlük hayatın içine girmiş, ancak yumuşak olduğundan ve madencilik tekniğinin ilerlemesi ile de Bakır ve Kalay karıştırılıp Tunç elde edilmiştir.
2- Tunç Devri:
Bu dönemde toplumlar arası iletişim ve ticaret gelişmiştir.
ilk yerleşim birimleri, şehir devletlerine dönüşmüştür.
3. Demir Devri:
Tarım sektörünün yanı sıra sanayi sektörü de gelişmiştir.
Uygarlığın gelişmesi hızlanmıştır.
Silah yapım tekniği gelişmiştir.
Babil Kralı Hammurabi tarafından ilk merkezi krallık kurulmuştur.
Dönemin sonuna doğru yazı bulunmuş ve Tarih öncesi Devirler sona ermiştir.
TARİH DEVİRLERİ:
Yazının bulunmasıyla başlar ve günümüze kadar devam eder.
Tarih ile yazı arasındaki ilişki :
Tarih, yazı ile başlar. yazıdan önceki devirler hakkında sağlıklı bilgi edinmek zor olduğundan,
bu dönemlere “Tarih Öncesi Devirler (Prehistorik Devirler)” veya “Karanlık Çağlar” denir.
Yazı :
Toplumlar ilk olarak resim yazısı kullanmışlardır.
İlk yazıyı Sümerler bulmuştur.(Çivi Yazısı)
Bugün kullandığımız alfabeyi, ilk olarak Fenikeliler kullanmış, onlardan Yunanlılar ve Romalılar alarak geliştirmişler ve böylelikle LATİN alfabesi ortaya çıkmıştır.
Yazı, Anadolu’ya ilk olarak Asurlular tarafından Tunç devrinde getirilmiştir.
Türk Tarihinin ilk yazılı eserleri GÖKTÜRK(ORHUN) KİTABELERİDİR.
TARİH DEVİRLERİ:
A. İLKÇAĞ (Eskiçağ):
MÖ 3500′lerde Sümerler ‘in yazıyı bulması ile başlar, 476′da Batı Roma’nın yıkılışıyla sona erer.
Önceleri şehir devletleri halindeki siyasi yapı, sonradan Eski Yunan siteleri hariç,merkezi krallıklara dönüşmüştür.
Çağa çok tanrılı dinler egemendir. Ancak istisna olarak, İbranilerde tek tanrılı din ilk kez görüldü ise de Musevilik bir dünya dini olamamıştır. Hıristiyanlık da, bu dönemde ortaya çıkmıştır.
Özellikle Akdeniz Havzası’nda canlı bir ticaret ekonomisi görülmüştür, bunun temel nedeni koloniciliktir.
Köleci ve sınıflı toplum yapısı çağa egemen olmuştur.
Tarih Çağlan içinde en uzun yaşanan dönemdir.
Çağ’ın içinde, İsa’nın doğumu takvime başlangıç olarak kabul edilir, İsa’nın doğumu ile MÖ dönem sona erer, MS dönem başlar, ilkçağ’ın içinde hem MÖ hem de MS dönemler yaşanmıştır
B. ORTAÇAĞ:
MS 476′ da Batı Roma’nın yıkılmasıyla başlar, 1453 İstanbul ‘un Fethi ile sona erer.
Merkezi krallıklar gücünü Kavimler Göçü sonunda yitirdiğinden, siyasi yapıda Feodalite çağa egemen olmuştur.
Tek tanrılı dinler egemendir. Bu nedenle Ortaçağ’ da, bilimsel ve kültürel gelişme yavaşlar.
Tek üretim aracı ve zenginliğin simgesi topraktır. Geri, kapalı ve toprağa bağımlı bir ekonomik yapı görülür.
Akdeniz havzası, ticari etkinliğini yitirir.
Köleci toplum yapısı sarsılır, sınıflı toplum yapısı devam eder.
C. YENİÇAĞ:
1453′te İstanbul’un Fethi ile başlar, 1789 Fransız İhtilali ile sona erer.
İstanbul’un Fethi’nde kullanılan tahrip gücü yüksek toplar, merkezi krallar tarafından kullanılmış, Feodalite yıkılırken, merkezi krallıklar yeniden güçlenmiştir.
Coğrafi Keşifler sonunda ise bazı merkezi krallıklar Sömürge imparatorluğu’na dönüşmüştür.
i
Tek tanrılı dinler çağa egemen olmasına rağmen, toplum üzerindeki etkinliklerini yitirmeye başlamışlardır.
Özellikle Coğrafi Keşifler’ den sonra, canlı bir ticaret ekonomisi görülür.
Rönesans Hareketleri sonunda sınıflı toplum yapısı da bozulmaya başlar.
D. YAKINÇAĞ:
1789′da Fransız ihtilali ile başlar günümüze kadar devam eder
Siyasi yapıya, Demokrasi egemendir. Özellikle Fransız İhtilali’nden sonra din devleti, Dünya devletine dönüşür. Ulusçuluk akımı güçlenir.
Tek tanrılı dinler çağa egemen olmasına rağmen, toplum üzerindeki etkinliklerini yitirir ve özellikle Fransız İhtilali’nden sonra , laik devlet ve laik toplum düzeni kurulur.
Fransız ihtilali’nin getirdiği ilkeler sonucu, sınıflı toplum yapısı ortadan kalkar.
Sanayi Devrimi, hammadde ve pazar gereksinimini artırır.
Sömürge mücadelesi hızlanır.
Dikkat : Zamanı çağlara bölmek yapay bir bölme işlemidir. Öğrenimi kolaylaştırmak amacı taşır.
Örneğin: İstanbul’un fethi, Avrupa ve Asya’yı etkileyen önemli bir tarihi olaydır. Ancak bu olay,
o sırada Amerika ve Afrika kıtasında yaşayan insanları doğrudan etkilememiştir.
Mısır ve Mezopotamya’daki insanlar yazıyı kullanırlarken, dünyanın diğer bölgelerindeki insanlar ancak
yüzlerce yıl sonra yazıyı kullanmışlardır.
Çağların başlangıç-bitiş tarihleri nasıl tespit edilmiştir?
Tarihin zamana göre tasnifinde en önemli ayrım “çağlara ayırarak” incelemedir. Çağların başlangıç ve bitim tarihleri belirlenirken toplumların geniş çapta etkilendiği tarihi olaylar esas alınmıştır.
Posted by: 2010-2011 9. 10. 11. 12. Sınıf Tarih Dersi Yıllık Planı on: Haziran 21, 2009
fx15 lida yılan yağı karınca yumurtası xacc seo yarışması nda dersci.wordpress.com olarak http://fx15lidayilanyagikarincay.blogspot.com/u destekliyor ve başarılar diliyoruz.
Posted by: 2010-2011 9. 10. 11. 12. Sınıf Tarih Dersi Yıllık Planı on: Haziran 21, 2009
A- TARİH BİLİMİ “fx15 lida yılan yağı karınca yumurtası xacc“
1- TARİH BİLİMİNİN KONUSU :
Tarihin tanımı ; İnsan topluluklarının her türlü faaliyetlerini ( Siyasal,sosyal,ekonomik,kültürel,dini ) yer ve zaman belirterek, sebep-sonuç ilişkileri içerisinde inceleyen bilim dalıdır.
Bütün yönleriyle insanlığın geçmişini inceler
Geçmişle gelecek arasında kurulan bir köprüdür
Tarih insanlığın ortak mirasıdır.
Tarih, insan topluluklarının sosyal,ekonomik,siyasi,kültürel,dini faaliyetlerini, birbirleriyle olan ilişkilerini, kültürlerini,yer ve zaman belirterek, olayların sebeplerini,gelişmelerini ve sonuçlarını birlikte inceleyen bir bilim dalıdır.
Tarih sadece geçmişi araştırmakla kalmamakta, geçmişle günümüz ve gelecek arasında bir köprü görevi görmektedir.
Tarihine sahip çıkmayan,tarihini unutmuş bir millet, hafızasını kaybeden bir insana benzer.
TÜRK TARİHİNİ ÖĞRENME GEREKLİLİĞİ :
Türk Milleti , tarihin en eski ve en köklü milletlerinden biridir. Türkler Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarına yayılan devletler kurmuşlardır. Bu bölgelerde Türk Dilinin,Türk Sanatının,Türk kültürünün izleri bugün bile sürmektedir.
MÖ III.YY da Hunlar’la başlayan Türk Tarihi günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.
Atatürk, Türk Tarihine büyük önem vermiş
“Türk çocuğu ecdadını ( Atasını ) tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır” demiş ve zengin Türk Tarihinin ortaya çıkarılabilmesi için 1932 yılında Türk Tarih Kurumunu kurdurmuştur.
Tarihimizi iyi öğrenmekle ;
Vatan,Millet sevgimiz gelişecektir.
Millet olarak geleceğe daha güvenle bakabiliriz.
Tarihini tanımayan, iyi bilmeyen milletler dağılmaya yok olmaya mahkumlardır.
Tarih anlatımında yer ve zamanın önemi nedir ?
1)- Yer ve zamanın belirtilmesiyle olayın gerçek olup olmadığını anlarız.
2)- Olayın geçtiği yer ile olayın meydana geldiği zaman dilimi o olayın sebep ve sonuçlarını belirlememizde gereklidir. Çünkü ; o yerin iklimi, yaşam şartları, madenleri, o zaman içindeki nüfusu,o zaman içindeki toplumsal değerler olayın meydana geliş sebeplerini oluşturabilirler.
Sebep – Sonuç İlişkisinin önemi nedir ?
Bütün olaylar bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlıdır.her olay kendisinden önceki olayın sonucu kendisinden sonraki olayın sebebidir. Önceki olayı bilmezsek, sonraki olayı kavrayamayız.
Olay nedir? Olgu nedir?
OLAY: İnsanları ilgilendiren sosyal, ekonomik, kültürel, dini ve benzeri alanlarda meydana gelen oluşumlardır.
OLGU: Oluşum süreci içinde ya da başka bir şeyin belirtisi olarak gözlemlenmiş olaylardan ibarettir.
Örnek: Anadolu’nun Türkler tarafından fethi Olay’dır. Anadolu’nun Türkleşmesi Olgu’dur.
Tarih felsefesi nedir ? : Tarihi deneyimleri, günümüz sorunlarının çözümü için yeniden yorumlamaya Tarih Felsefesi denir.
TARİHİN TASNİFİ (SINIFLANDIRILMASI)
1)- Zamana Göre Sınıflandırma: (Örnek: Ortaçağ tarihi, 15.yüzyıl tarihi gibi…)
2)- Mekana(Yer’e) Göre sınıflandırma: (Örnek:Türkiye Tarihi,Avrupa tarihi gibi…)
3)- Konuya Göre Sınıflandırma: (Örnek: Tıp Tarihi, Sanat tarihi gibi…)
Tarihi Zamana, Mekana ve Konuya göre sınıflandırmamızın nedeni öğrenmeyi, öğretmeyi, araştırmayı kolaylaştırmaktır.
TARİHİN YÖNTEMİ:
Tarihi olayları araştıran bir tarihçi sırasıyla aşağıdaki yöntemleri uygular.
1)- KAYNAK ARAMA: Önce olayla ilgili kaynaklar aranır.
Kaynaklar 2’ye ayrılır:
1- Ana Kaynaklar (Birinci el kaynaklar): Olayın geçtiği döneme ait kaynaklardır.
2- İkinci El Kaynaklar: Ana kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan kaynaklardır.
Ayrıca kaynakları YAZILI ve YAZISIZ kaynaklar diye de ikiye ayırabiliriz:
1- Yazılı Kaynaklar: Kitabeler,fermanlar,kanunlar,mahkeme kayıtları, noterlik yazıları, gazeteler, dergiler vb…
2- Yazısız(Sözlü) Kaynaklar: Evler, kaleler, tapınaklar, heykeller, silah, eşyalar,destanlar, efsaneler, fıkralar, atasözleri örf ve adetler vb…
2)- VERİLERİ TASNİF, TAHLİL VE TENKİT ETME:
a) Tasnif (Sınıflandırma): Elde edilen bilgiler zamana,mekana ve konuya göre tasnif edilir.
b) Tahlil (Analiz=İnceleme) : Kaynaklardan elde ettiğimiz bilgiler güvenilir mi?Karşılaştırma yapılarak bilgiler bu yönde incelenir.
c) Tenkit (Eleştiri): Elde edilen bilgilerin işe yarayıp yaramadığı,hangi bilgilerin kullanılacağı belirlenir.
3)- TERKİP (Sentez)(Birleştirme): Kaynaklardan elde edilen bilgiler düzenlenip yazılması safhasıdır.
TARİHİN KAYNAKLARI
A. Birinci elden kaynaklar : ikiye ayrılır:
1. Yazısız kaynaklar: Geçmişe ait tüm arkeolojik kalıntılar bu gruba girer. Bunlar, insan ve hayvan kemikleri (fosiller) Mağara resimlen ve kabartmalar. Her türlü kullanım eşyaları, mezarlardır.
2. Yazılı kaynaklar: Tarihin aydınlatılmasında kesin bilgiler veren kaynaklardır. Bunlar, yazıtlar (kitabeler), antlaşma metinleri, fermanlar ve beratlar, yazılı tabletler, döneminde yazılmış kitaplardır.
B. İkinci elden kaynaklar : Bu gruba, geçmişe ait bilgilerin sentezi yapılarak yazılan, günümüz tarih kitapları girer.
TARİH ÇEŞİTLERİ
A. Konularına Göre :
Genel Tarih : Yazılan herhangi bir tarih, birden fazla devlet veya milletin hayatını ilgilendiriyorsabu bir genel tarihtir.
Özel Tarih (Milli) : Yazılan herhangi bir tarih, tek bir milletin veya devletin yaşamını konu alıyorsa
bu bir özel tarihtir.
NOT: Genel ya da Özel Tarih; Siyasi, Uygarlık ve Ekonomi olmak üzere üç çeşit yazılabilir.
B. Yazılış Şekillerine Göre :
Hikayeci (Öykücü) Tarih : Neden-sonuç ilişkisi ile yer ve zamana bağlı kalmadan yazılan tarihlerdir. Bilimsel değeri yoktur. Amacı, tarih okumayı sevdirmektir.
Öğretici Tarih : T arihsel olaylar, duygusal yönleriyle ele alınır. Topluma milli ve ahlaki değerler
kazandırılmaya çalışılır. Amacı, okuyanı etkilemektir.
Sosyal Tarih: Tarihsel olayların sadece sosyal yönleri ele alınarak yazılır.
Kronik Tarih: Olaylar tarihsel sıraya konularak yazılır. Olaylar arasında bağlantı kurulmaz
Neden-Nasılcı Tarih : Tarihsel olaylar , neden-sonuç ilişkisi içinde, yer ve zaman gösterilerek yazılır. Bilimsel tarih yazıcılığıdı
Posted by: 2010-2011 9. 10. 11. 12. Sınıf Tarih Dersi Yıllık Planı on: Ocak 11, 2009
ESKİ ÇAĞLARDA TÜRKİYE VE ÇEVRESİ
A. Eskiçağlarda Türkiye
Türkiye tarihin ilk dönemlerinden itibaren yerleşime tercih edilen bir ülke olmuştur. Bunun nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:
• İklim koşullarının iyi olması
• Verimli otlak ve topraklara sahip olması
• Asya ile Avrupa arasında bir köprü görevi görmesi ( Ulaşım ve Ticaret yolları üzerinde bulunması)
• Yer altı ve yer üstü kaynaklarının zengin olması
• Anadolu doğu ile batı dünyalarının ilişkileri açısından önemli bir konuma ve katkıya sahip olmuştur.
1. TÜRKİYE’NİN TARİH ÖNCESİ DEVİRLERİNİ AYDINLATAN MERKEZLER :
a- Anadolu’da Yontma Taş Devri :
Antalya yakınlarındaki Karain, Beldibi ve Belbaşı mağaraları , Gaziantep yakınındaki Dülük, Antalya Mağaracık bu dönemin önemli merkezleridir.
* Karain mağarasında Neanderthal neslinden bir çocuğun dişi ile Homo Sapiens ( Düşünen insan) türünden bir kafatası bulunmuştur.
b- Anadolu’da Cilalı Taş Devri :
Diyarbakır -Çayönü, Konya- Çatalhöyük bu dönem yerleşimlerindendir. Çayönü, çağımızın sosyal ve ekonomik düzeninin temelini oluşturan Cilalı Taş Devrinin en önemli merkezlerinden biridir. Gelişmiş köy yerleşmesi görülür.( Buğday,Nohut,Mercimek,Bezelye yetiştirilmiş, Koyun,Köpek,Keçi,Sığır yetiştirilmiştir.)
Konya, Çumra ilçesinin yakınlarında bulunan Çatalhöyük , Yakındoğu Cilalı Taş Devri yerleşmelerinin en başta gelenlerindendir.
* Yapılmış olan Hasan Dağı ve Çatalhöyük resmi bir kenti çevresiyle gösteren en eski şehir tasvir ve en eski şehir planıdır.
c- Anadolu’da Bakır Taş Devri :
Burdur-Hacılar, Konya-Canhasan, Denizli-Beycesultan, İç Anadolu’da Güllücek, Van-Tilkitepe önemli yerleşimlerdendir. Bunların dışında , Eski Tunç Devri olarak adlandırılan dönemde Çanakkale-Truva, Yozgat-Alişar, Çorum – Alacahöyük bu dönemin birer medeniyet merkezleridir.
Truva’da dokuz kat, Alişar ve Alacahöyük ‘te beşer kat kültür tabakalarına rastlanmıştır.
Orta Anadolu’da oluşturulan bu çok yüksek medeniyeti Hatti adındaki kavim oluşturmuştur.
Anadolu M.Ö. 2000 yıllarında kuzeydoğu’dan gelen göç dalgasına uğramış ve etnik yapısı değişmeye başlamıştır. Bu dönemde Asurlu’lar Anadolu’da ticari amaçlı pazaryerleri kurmuşlardır.( Karum) Bunlardan Kaniş (Kültepe ) te bulunan 10.000 civarındaki kil tabletle birlikte Anadolu yazılı döneme geçiş yapmıştır.
Anadolu’nun yazılı döneme geçişini sağlayan uygarlık Asurlulardır.
2. M.Ö. 2. BİN M.Ö. 6. YÜZYILA KADAR TÜRKİYE :
Bu dönemde Anadolu’da ; Hitit, Frig, Lidya, Urartu, İyon uygarlıkları görülür.
a- HİTİTLER ( M.Ö. 1700 – MÖ.1200 Frigler ,kalıntılarına MÖ.700 Asurlular son verdi)
Hitit Devleti haritaları için tıklayınız.
MÖ.II bin yıllarında Anadolu’ya muhtemelen Kafkaslardan gelerek ,Hattilerle kaynaşmışlar ve Kızılırmak yayı çevresine yerleşmişlerdir.
Anadolu uygarlığının ilk yaratıcıları ve ilk İmparatorluk kuranlarıdır.
Başkentleri Hattuşaş (Boğazköy), kurucuları I.Hattuşil’dir.
Bu dönemin en önemli olayı Suriye egemenliği için Mısırlı’larla savaşmalarıdır. Tarihin bilinen ilk meydan savaşını ( 1296) ve bunun sonunda
Tarihin bilinen ilk yazılı antlaşması olan Kadeş antlaşmasını (1280) imzalamışlardır
Hititlere , Ege göçleri sonucu Frigler ve kalıntılarına Asurlular son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
Yönetimin başında Kral bulunurdu. Ancak kral ülkenin tek hakimi değildi. Pankuş denilen soyluların oluşturduğu bir meclis vardı. Tarihin bilinen ve Anadolu’da görülen ilk meclisidir
Büyük Kral, aynı zamanda başkomutan ve baş yargıçtı . Büyük kral’a Tabarna, kraliçeye Tavananna denirdi. Tavananna dini törenlere ve bayramlara başkanlık eder, kral savaşa gittiğinde ülkeyi yönetirdi.
Çok Tanrılı din anlayışına sahiptiler. Anadolu’daki diğer kavimlerin ve komşu ülkelerin tanrılarını benimsemişlerdir.Bu nedenle Hitit ülkesine “Bin Tanrı İli” ya da “Bin tanrılı Hititler” denilmiştir.
Hititlerde halk , hürler-yanaşmalar (yarı hürler)-namralar-köleler olarak sınıflara ayrılmıştı. Kölelerin mülkiyet hakkı vardı. Halkın çoğunluğunu köylüler,zanaatkarlar ve tüccarlar oluşturmaktaydı.
Hititlerde Ataerkil aile düzeni kurulmuştur.
Kanunları gelişmiş olup daha çok Tazminata yöneliktir. Ölüm cezası sadece kölelere verilirdi.
Ekonomilerinin temeli tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Topraklar tanrıların ve kralın malı kabul edilirdi. Madencilik sanatı gelişmiştir. (Demir,bakır,gümüş işlenen madenlerdir)
Hititler hem çivi yazısını hem de resim yazısını (özellikle taş anıtlar üzerinde) kullandılar. Tarihi olayları yıl yıl “Anal” denilen yıllıklara yazarlardı. Anallar tanrılara hesap vermek adına yazıldığından doğru kaynaklar olarak kabul edilir. Bu nedenle Anadolu tarihinin aydınlatılmasında en önemli kaynaklardandır.
Mimarlık ,Heykelcilik ve Kabartma sanatı gelişmiştir.( Yazılı kaya ve İvriz kabartmaları örnektir)
Hititlerde eli silah tutan her erkek asker sayılırdı.
b- FRİGLER ( MÖ.800 – MÖ. 676 )
Frigya Devleti haritası için tıklayınız.
Hint – Avrupa asıllı kavimdirler. Kafileler halinde Trakya üzerinden Anadolu’ya gelmişlerdir. Sakarya Irmağı vadisine yerleştiler. Başkentleri “Gordion” dur. Tüm krallarına “Midas” denilir.
Kral Midas zamanında Kafkaslardan gelen Kimmerler tarafından yıkıldılar.( Midas yenilgiyi hazmedememiş ve üzüntüsünden kendisini öldürmüştür.)
Kültür ve Medeniyetleri :
Krallıkla yönetilmişlerdir.
Çok tanrılı din inanışı vardır.En önemli tanrıları bir tabiat tanrısı olan “ Kibele” idi.
Ekonomilerinin temeli Tarım ‘ a dayalıdır. Özellikle köylü ve çiftçi ülkesidir.Bu nedenle yasalarında tarımı koruyucu maddelere yer vermişlerdir.( Öküz öldüren ya da Saban kıranın cezası ölümdür) Maden işçiliği, taş işçiliği, tahta işçiliği, halı ve kilim dokuma sanatında gelişmişlerdir. Dünyaca ünlü halı ve kilim dokumalarına “Tapetes” denilir.
LİDYALILAR ( MÖ.687 – MÖ.546) :
Lidya Devleti haritası için tıklayınız.
Hint-Avrupalı kavimdirler. Gediz ve Büyük Menderes nehirleri arasına yerleşmişlerdir.
Kral Giges (Gyges) önderliğinde güçlü bir devlet haline geldiler. Başkentleri Salihli yakınlarındaki “Sardes ( Sard)” dır.
Lidyalılar’a Persler son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
Krallıkla yönetilmişlerdir.
Çok tanrılı din inanışına sahiptirler. Kral ve Asilleri yığma toprak tepeler (Tümülüs) altındaki odalara gömmüşlerdir.
Ekonomilerinin temeli Ticarete dayalıydı. Mezopotamya’da Ninova’dan başlayıp, Sard üzerinden Efes’e kadar giden ticaret yolu olan Kral yolu’nu , kral Giges zamanında açmışlardır.
Mezopotamyalılarla, Asurlularla, İyonlarla, Mısırlılar’la ticaret yapmışlardır.
Kral Giges doğuda Asurlular, batıda İyonlarla iyi geçinmiş, iki ülke arasında Anadolu’nun transit olmasını sağlamıştır.
Fenike alfabesinden esinlenerek oluşturdukları Alfabe yi kullanmışlardır.
Uygarlığa en önemli katkıları Para’ yı bulup kullanmış olmalarıdır. Böylece değiş-tokuşa dayalı ticari ilişkiler, para ile daha çok gelişmiş ve hızlanmıştır.
Kral Krezüs ordu’ya fazla önem vermemiş,her şeyi para ile çözeceği düşüncesiyle milli bir ordu oluşturmamış, ücretli askerlerden oluşan bir ordu oluşturmuştur. Bu da yıkılış sebeplerinin en önemlisidir.
Yunan uygarlığının etkisi altında kalmışlardır.
Ticaret,dokumacılık,deri işleme,çömlek,maden işleme sanatlarında gelişmişlerdir.
URARTULAR ( MÖ. 900 – MÖ. 600) :
Urartu Devleti haritası için tıklayınız.
Van gölü ve çevresi merkez olarak geniş sınırlara ulaşan bir devlet kurmuşlardır. Başkentleri Tuşpa ( Van ) dır.
Medler ve İskitler son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
Krallıkla yönetilirdi. Ülke eyaletlere ayrılmıştı. Eyaletlerin başında merkezden atanan ve “En-nam” denilen valiler bulunurdu.
Çok tanrılı din inanışına sahiptiler.En önemli tanrıları savaş tanrısı olan “Haldi” idi.
Ekonominin temeli hayvancılığa dayanıyordu.
Rahipler ,soylular ve askerler ayrıcalıklı sınıftır.
Dilleri eklemeli dil gurubundandır. Çivi yazısı ve resim yazısı kullanmışlardır.
Mimarlıkta çok gelişmişlerdir.Van kalesi,Çuvaş tepe,Erzincan’da Altın tepe Urartulardan günümüze kalmış en önemli kalelerdir. Su kanalları açmışlar, kaya mimarisinde, madencilik sanatında gelişmişlerdir.
İYONLAR ( MÖ.1050 – MÖ. 546)
İyonya Şehir Devletleri haritası için tıklayınız.
Yunanistan’ın “Dor” lar tarafından işgali üzerine, batı Anadolu’ya göç eden Aka‘lar tarafından kurulmuştur. Batı Anadolu’nun eski halklarından Karyalılarla karışıp, kaynaşmışlar Polis denilen şehir devletleri kurmuşlardır. Bunların en önemlileri Efes, Foça, İzmir ve Milet’tir.
Pers istilasıyla birlikte önemlerini kaybettiler.
Kültür ve Medeniyetleri :
Şehir devletleri halinde siyasi yapı görülür. Şehirler önce krallar sonra asiller ve sonra da demokratik şehir meclisleri tarafından yönetilmiştir.
Çok tanrılı din inanışına sahiptirler.
Güçlü askeri ve deniz filolarıyla Kuzey Ege, Marmara denizi çevresi,Karadeniz’de kendilerine bağlı pek çok ticari amaçlı koloniler kurmuşlardır.
Fenikelilerden aldıkları alfabeyi kullandılar.
İyonlar Anadolu medeniyetlerinin en gelişmiş olanıdır. Bunun nedenleri;
• Özgür düşünceye inanmaları,
• Anadolu kültüründen yararlanmaları (Özellikle Hitit ), maddi durumlarının iyi olması ,
• Kuruldukları bölgenin ön-Asya ticaret yollarının bitiş noktasında olmasından dış dünyayı tanımalarıdır.
İyon şehir devletlerinin dünya tarihindeki önemi , özgür düşünce ve bilimin ilk önce burada doğmuş olmasıdır. Matematikte; Tales ve Pisagor, Tıp ta; Hipokrat, Felsefe’de; Diyojen, Anaksimenes ve Anaksimandros, Tarih te; Herodot önemli bilim adamlarıdır.
Mimari, heykelcilik alanlarında çok gelişmişlerdir. En ünlü kalıntıları Efes Artemis Tapınağıdır.
Ekonomilerinin temeli Ticaret’e dayanır.
________________________________________
M.Ö. 6. YÜZYILDAN M.S. 11. YÜZYILA KADAR TÜRKİYE( Pers, İskender, Roma ve Bizans İmparatorlukları Dönemi)
Bu dönemde Anadolu’ya Pers,İskender,Roma ve Bizans İmparatorlukları egemen olmuştur.
PERS İMPARATORLUĞU DÖNEMİ
Medler ve Persler kuzeybatı İran’a Kafkaslar yoluyla gelmişlerdir. Anadolu’da Kızılırmak ‘a kadar ilerlemiş olan Medler e Persler son vererek (MÖ.550), güçlü bir İmparatorluk kurmuşlar MÖ.546 ‘da Lidyalılara son vermişler ve Anadolu’yu egemenliklerine almışlardır.
Sınırları doğuda Hindistan ve Orta Asya’ya , batıda Trakya’ya ,kuzeyda Kafkasya’ya güneyde Basra körfezi ve Mısır’a kadar uzanmıştır. Perslere MÖ.333’te İssos savaşıyla Büyük İskender son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
İmparatorluktu. İmparatorluğun başında “Ülkeler Kralı” veya “Krallar kralı” sayılan bir hükümdar bulunurdu.
Pers İmparatorluğu birçok geniş vergi bölgesine (Eyalet – Satraplık) ayrılmıştır. Satraplıkların (Eyaletlerin )başında merkezden atanan ve kralın vekili sayılan asker valiler (Satrap) bulunurdu.
Askerliğe önem vermişler devamlı ordu kurmuşlardır.
Dinleri , iyilikle-kötülüğün mücadelesi olan Zerdüşt dinidir. Temizliğin temsilcisi kabul ettikleri ateşi “Ateşgede” denilen tapınaklarda sürekli yakarlardı. Zerdüştlük, Hindistan,Suriye,Anadolu ve Mısır’da da etkili olmuştur.
Perslerin Ön-Asya’ ya egemen olmaları, barış ve huzuru sağlamış ve Ticareti canlandırmıştır. Ticaretin gelişmesi için düzenli yollar ve düzenli posta teşkilatları kurmuşlardır.
Bütün İmparatorluk sınırları içinde tek para uygulaması yapmışlardır.
Çivi yazısı kullanmışlardır.
Mezopotamya,Anadolu,Mısır ve Yunan sanatlarından etkilenmişlerdir.
BÜYÜK İSKENDER İMPARATORLUĞU VE HELLEN DÖNEMİ
Makedonya kralı Büyük İskender’in Asya seferi ile başlayan ve yaklaşık 300 yıl süren döneme “Hellenistik dönem” , bu dönemde doğu-batı kültür kaynaşmasıyla oluşan medeniyete de “Hellenistik medeniyet” denilir.
Büyük İskender MÖ.334’te Anadolu’ya geçerek Persleri yenilgiye uğratmış, İyon şehir devletlerini özgürlüklerine kavuşturmuştur. Suriye üzerinden Mısır’a, İran üzerinden Hindistan’a kadar gitmiştir.
Not: Büyük İskender , Persleri; Granikos ,İssos, Gavgamela savaşlarıyla üç kez yenilgiye uğratmıştır.
İskender’in ölümü üzerine Makedonya, Mısır ve Asya krallıkları kurulmuştur.
Anadolu’da kurulan başlıca Hellen krallıkları : Bergama Krallığı, Bitinya Krallığı ( Kocaeli yarımadası çevresinde), Pontus Krallığı ( Karadeniz kıyılarında) , Kommagene Krallığı ( Nemrut dağında ) .
Hellenistik krallıklar’a Roma İmparatorluğu son vermiştir.
Kültür ve Medeniyet :
Hellenistik medeniyetin merkezi Anadolu’dur.
İskenderiye ve Bergama’da Kütüphaneler kurulmuş
İskenderiye,Antakya ve Bergama’da büyük saraylar yapılmıştır.
İskenderiye feneri dünyanın yedi harikasından biri kabul edilmiştir.
Heykeltıraşlık sanatının en önemli örnekleri Bergama Zeus Sunağının kabartmaları ve “İskender Lahdi” ,Nike (Zafer Tanrıçası),Afrodit dir.
Mısır’da İskenderiye şehrini, Büyük İskender kurmuştur.
Ülke yönetimi Perslerdeki gibi satraplıklar şeklindedir.
Bu dönemde en çok pozitif ve deneysel bilimlerde gelişmeler olmuştur.
İskender,hocası Aristo’nun etkisinde kalmış ve bilime büyük destek vermiştir.
Hellenistik medeniyet ,İslam medeniyetinin doğmasında çok etkili olmuştur.
ROMA İMPARATORLUĞU DÖNEMİ
MÖ.133 ‘te Bergama Krallığına son veren Romalılar yaklaşık 100 yıllık bir mücadeleden sonra Anadolu’ya egemen oldular. Bu dönemde Anadolu’da bazı şehirler büyümüş ve gelişmiştir.( Antakya,İzmit, İstanbul,İznik ) MS.1 ve 2. yy.da Anadolu kentleri o dönemin en zengin ve en önemli sanat merkezleri arasında yer almıştır. (Bergama,Efes,Afrodisyas,Perge,Side,Aspendos,Antak ya)
İstanbul’da Bozdoğan Su Kemeri, Çemberlitaş, Ankara’da Avgustus tapınağı,Roma Hamamı, Antalya’da Aspendos bu dönemden kalan kalıntılardır.
ROMA UYGARLIĞI
Roma kenti Latinler tarafından kurulmuştur. MÖ.30 ile MS.395 tarihleri arası “Roma Çağı” olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde Roma,Akdeniz havzasının tek, siyasal,askeri,ekonomik,ticari gücüdür.
Roma egemenliğini kabul eden şehirler Roma’ya ; a-Dostluk antlaşması b- İttifak antlaşması c- Uyrukluk antlaşması ile bağlanmışlardır.
Roma siyasi tarihi ; a- Krallık b- Cumhuriyet c- İmparatorluk olarak üç dönemden oluşur.
Krallık döneminde kralı “Senato” denilen ihtiyarlar meclisi teklif eder,” Kuria” denilen halk meclisi kabul ederdi. Cumhuriyet döneminde Senato’nun seçtiği iki konsül bir yıl süreyle kralın yetkilerine sahip olarak ülkeyi yönetirlerdi. Bunalım dönemlerinde ise “Diktatör” denilen bir kişi geniş yetkilerle 6 ay için başa geçirilirdi. Meclisler İmparatorluk döneminde de varlıklarını sürdürmüşler ancak eski yetkilerini ve etkilerini kaybetmişlerdir.
Hz. İsa , Avgustus döneminde Filistin’de Nasıra kasabasında doğmuştur. Tek tanrılı din inancı olan Hristiyanlığı yaymaya başladı.Sağlığında ona 12 kişi inanmıştır. Bunlara 12 Havariler denilir.Bunlardan özellikle Sen Piyer ve Sen Pol hristiyanlığın yayılması ve kurulmasında etkili rol oynamışlardır. Kudüslüler’in İsa’yı şikayet etmeleri üzerine İsa çarmıha gerilerek öldürülmüştür.
Romalılar kölelerin ve fakirlerin dini olarak gördükleri hristiyanlığı önce yasaklamışlar, İmparator Konstantinus zamanında “Milano Fermanı “(MS.313) ile serbest bırakmışlar, İmparator Büyük Teodosius (379-395) zamanında resmi din ilan etmişlerdir.
Roma İmparatorluğu Kavimler göçünün etkisiyle 395 te batı ve doğu olarak ikiye ayrılmış, 476’da Batı Roma, 1453 ‘te Doğu Roma (Bizans)İmp.sona ermiştir.
Roma’da halk ; a- Patriciler: Tam vatandaşlık hukukuna sahip,geniş toprakları olan,mecliste oy kullanma hakkına sahip soylu sınıf b- Plebler: Ticaret mülkiyet gibi bazı haklara sahip olup, askere alınmaz ve oy kullanamazlardı. c- Yanaşmalar: Çeşitli nedenlerden dolayı hukukunun bir bölümünü kaybeden sınıftı. Bir ailenin yanına yanaşırlar ve onların hizmetlerini görürlerdi. d- Köleler: Hiçbir hakkı olmayanlar olarak sınıflara ayrılmıştı.
Güneş Takvimini bugünkü şekline kavuşturdular
Alfabeyi günümüz şekline kavuşturdular.
Mimarlıkta olgunlaşarak ilk sivil mimari örnekleri verdiler.
Hukuk alanında gelişmişler, 12 levha kanunlarını hazırlamışlar, hukuk’u olgunlaştırmışlardır.
BİZANS İMPARATORLUĞU DÖNEMİ:
395’te Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasıyla doğu Roma İmparatorluğu olarak kurulmuştur.
En parlak zamanı Jüstinyen ( Justiniaus) (527-565) dönemidir.
Bizans’tan günümüze kalan eserlerin en ünlüsü “Ayasofya” dır. Bunun dışında Aya İrini Kilisesi, Fethiye ve Kariye Camileri, Efes’teki St.John bazilikası, Alahan Manastırı, Yerebatan sarayı, İstanbul surları ve su kemeridir.
1048 Pasinler savaşıyla başlayan Anadolu’yu yurt edinme mücadelesi, 1071 Malazgirt savaşıyla yoğun bir Türk akınına dönüşmüş, kısa sürede Anadolu nüfusunun çoğunluğu Türkler’in eline geçmiştir. 1453’te Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almasıyla Bizans İmparatorluğu sona ermiştir.
ESKİÇAĞLARDA TÜRKİYE’NİN ÇEVRESİNDEKİ KÜLTÜR VE MEDENİYETLER (MEZOPOTAMYA, MISIR VE DİĞER DOĞU AKDENİZ MEDENİYETLERİ)
MEZOPOTAMYA UYGARLIĞI :
Mezopotamya iki ırmak arası anlamına gelen bir kelimedir. Coğrafi bölge olarak Anadolu’nun güneydoğusundan ,Basra körfezine kadar uzanan Dicle ile Fırat nehirleri arasındaki bölgeyi kapsar. İki nehrin en çok yaklaştıkları yerden aşağısına (Basra Körfezine kadar) Aşağı Mezopotamya, yukarısına ise Yukarı Mezopotamya denilmiştir.
Mezopotamya da iklim koşullarının iyi olması ve toprakların verimli olması burayı ilk yerleşilen bölgelerden birisi yapmıştır.
Mezopotamya uygarlığının temelini Sümerler oluşturmuştur. Diğerleri bu uygarlığı daha çok zenginleştirdiler. (Bu yönüyle çeşitli kavimlerin ortak ürünüdür.)
Mezopotamya uygarlığı egemenlik genişledikçe ve ticari ilişkiler sonucu ön-asya’ya yayılmış ve etkilemiştir.
Bölgede taşın az bulunmasından dolayı yapılar kerpiç ve tuğladan yapılmış bu nedenle günümüze kadar anıt eser kalmamıştır.
Mezopotamya’da ; Sümer, Elam, Akad, Babil, Asur devletleri kurulmuştur.
SÜMERLER ( MÖ.3000 – MÖ.2200) :
Mezopotamya’ya MÖ.3500 lerde gelip yerleşmişlerdir.Dillerinin eklemeli dil gurubundan olması Orta Asya’dan geldikleri savını güçlendirmektedir.
Mezopotamya’da bataklıkları kurutarak şehir devletleri kurmuşlardır.Bunların en önemlileri Ur,Uruk ,Lagaş, Kiş, Eridu’dur.
Sümerler’e Elamlılar son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
Şehir devletleri halinde siyasi yapı görülür. Şehirleri, Ensi ya da Patesi denilen Rahip-Kral’ lar yönetirdi.(Bu tür hükümdarlık anlayışı Ön-Asya ve Mısır’dan Hindistan ve Çin’e kadar devam etmiştir.) başka bir şehre de egemen olursa krallar a “Lugal” ,eğer bir lugal tüm Sümer ülkesine egemen olursa ona da “Lugal Kalma” denirdi.
Hükümdarlık babadan oğula geçerdi.
Zengin ve uygarlıkta ileri olmalarından dolayı sürekli saldırıya uğramışlardır.Bu nedenle askerliğe ve ordu’ya önem vermişlerdir.Her erkek asker sayılırdı. Orduları , yaya ve arabalı askerlerden oluşuyordu.
Tarihin ilk yazılı yasaları Lagaş şehri kralı “Urukagina” tarafından yapılmıştır.
Tarihin ilk hukuk devleti Sümerlerdir.
Çok tanrılı din inanışına sahiptiler. Tanrılarını insan gibi düşünmüşlerdir. Aradaki fark insanların ölmesi,Tanrıların ölümsüzlüğüdür. Tapınaklarına “Ziggurat” denilirdi. Zigguratlar çok katlı yapılardı. Aynı zamanda Rasathane (Gözlem evi) olarak da kullanılırdı.
Krallar ve Rahipler üst sınıfı oluşturuyordu. Halk ; Soylular,Hürler ve Köleler olarak üç sınıfa ayrılmıştı.
Ekonomilerinin temeli Tarım’a dayalıdır. Anadolu,Suriye,Mısır,İran ile ticari ilişkilerde bulunmuşlardır. İlk üretim, ilk tekerlek ve Saban’ın kullanımı Sümerler tarafından yapılmıştır.
Sümerlerin uygarlığa en önemli katkıları yazıyı bulmalarıdır.Yazılar üç köşeli bir kalemle ,kil tabletler üzerine yazıldığından bir tarafı ince bir tarafı kalın olduğu için Çivi ‘ ye benzemiş bu nedenle “Çivi yazısı” denilmiştir.
Gılgamış Destanı, Tufan Hikayesi ve Yaratılış Manzumesi en önemli edebi eserleridir.
Matematik, Geometri , Tıp, Astronomi Sümerler’de temeli atılan ve gelişen bilim dallarıdır.
AKADLAR ( MÖ.2350 – 2150 ) :
Arap yarımadasından çıkıp Mezopotamya’ya gelip yerleşen Samiler tarafından kurulmuştur.
Kral Sargon ve Naram-Sin zamanında genişleyerek, Elam, Asur, Doğu Anadolu’nun bir bölümü ve Akdeniz’e kadar uzanan ülkeleri fethettiler.
Merkezleri “ Agade “ şehridir.
Akad İmparatorluğu çeşitli kavimlerden kurulmuştur. İç ayaklanmalar ve dış saldırılar Akadları zayıflatmıştır.
Sümer Uruk prensi Akadlar’a son vermiştir. Daha sonra Mezopotamya Gutilerin egemenliğine girdi.
Kültür ve Medeniyetleri :
Krallıkla yönetilmişlerdir.
Tarihin bilinen ilk İmparatorluğunu kral Sargon önderliğinde kurmuşlardır.
Dünya da ilk kez sürekli ve düzenli orduları oluşturdular.
ELAMLILAR :
Elam ; Sümer ülkesinin doğusunda Dicle nehrine dökülen Kerha ve Karun ırmaklarının suladığı bölgedir.
Merkezleri “ Sus “ şehridir.
Şehir devletleri kurarak,ayrı ayrı prenslikler halinde yaşamışlar, MÖ.3000 yıllarında Sus şehri prensi diğer siteleri yönetimi altına alarak krallık kurmuştur.
Sümerlerle mücadele etmişler , Akad ve Sümer egemenliğini kabul etmek zorunda kalmışlardır.
Kültür ve Medeniyetleri :
Uygarlıkları İran bölgesiyle benzerlikler göstermektedir.
Maden işçiliğinde çok gelişmişlerdir.
BABİLLİLER :
Arabistan’dan çıkan Samilerin bir kolu olan “ Amurrular ” tarafından kurulmuştur.
Siyasi tarihleri I.Babil ve II.Babil olarak iki dönemden oluşur.
I.Babil devletinin en ünlü hükümdarı Hammurabi ‘dir.
İkinci Babil devletinin en ünlü hükümdarı “ Nabukadnezar “ dır.
I.Babil devletine Hititler , II.Babil devletine Persler son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
Hammurabi, devletin gücünü orduya dayamış ve dini devleti, dünya devleti şekline dönüştürmüştür. Böylece ilk “ Mutlak Krallık “kurulmuştur.
Hammurabi çok sayıda kanun derleyicisi olmuştur. Mezopotamya’da hukuk alanında en geniş kanunları çıkarmıştır.
Çok tanrılı din inancına sahiptirler. En büyük tanrıları “ Marduk “tur.
Ücretli askerlerden oluşan düzenli orduları vardır.
Mimaride çok gelişmişlerdir. Babil Kulesi ve Babil’in Asma Bahçeleri ( Dünya’nın yedi harikasından biri) sanat şaheserleridir.
Sümerlerin bulduğu 60 tabanlı matematiği 10 tabanlı’ya dönüştürerek,günümüz matematiğinin temelini oluşturmuşlardır.
ASURLULAR ( MÖ.2000 – MÖ.612 ) :
Asur ülkesi ; yukarı Mezopotamya’da Dicle ve Büyük Zap ırmağı arasında kuzeyi ve doğusu dağlarla çevrili bölgedir.
Sümerlerle akraba olan Subariler ve Samilerin karışmasıyla Asurlular oluşmuştur.
Kral Sargon liderliğinde bağımsız bir devlet kurmuşlardır.
Anadolu’da Kapadokya’dan İran içlerine kadar, İran körfezi ve Mısır’a kadar sınırlarını genişletmişlerdir.
En parlak zamanları kral II.Sargon dönemidir.
Başşehirleri “ Ninova “ dır.
Asurlular’a Medler ve Babilliler son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
Daimi ordulara sahiptiler.
Ön-Asya’da ilk atlı birlikleri oluşturmuşlardır.
Daha şiddetli cezaları içeren ( Sert ) kanunlar hazırlamışlardır.
Çivi yazısını kullandılar.
Çok tanrılı din inancına sahip olup en önemli tanrıları “ Asur “ du.
Ekonomilerinin temeli ticarete dayanır.
Asurlular’ın Anadolu uygarlığına en önemli katkıları ticaret yerleri aracılığıyla yazı’yı Anadolu’ya getirmeleridir. Böylece Anadolu yazılı döneme (İlkçağa) geçiş yapmıştır.
MISIR UYGARLIĞI ( MÖ.3000 – MÖ.525 ) :
Mısır , Afrika’nın kuzeydoğusunda yer alır. Batısı ve güneybatısı çöllerle kaplı olup, hayat damarı “ Nil ” nehridir.
Mısır uygarlığının başlıca merkezleri Nil vadisinde toplanmıştır.
Kuzey Mısır’a ; Aşağı Mısır, güney Mısır’a ; Yukarı Mısır denilmiştir. ( Nil nehrinin akışına göre)
MÖ.4000 yıllarında Suriye ve Filistin üzerinden gelen Asya’lı kavimler tarafından istilaya uğramış, bunların yerli Sami ırkıyla karışmaları sonucu Mısır halkı oluşmuştur.
Mısır şehir devletlerine Nomos (Nom ) adı verilir. Mısır siyasi tarihi kral Menes’in Nom’ ları birleştirmesiyle başlar.
Mısır’da sülaleler yönetimi görülmüştür. Sülaleler devri 5 dönemden oluşur ; Eski krallık, Orta Krallık ve Hiksoslar, Yeni krallık, Gerileme devri, Sais Krallığı * Eski , orta ve yeni krallık dönemleri en parlak dönemleridir.
Mısır Perslerin istilasıyla bağımsızlığını kaybederek Perslerin bir ili olmuş , daha sonra da Büyük İskender’ e bağlanmıştır.
Hiksoslar’ın, Asurlular’ın ve Perslerin işgallerine uğramıştır.
Kültür ve Medeniyetleri :
Mısır’ ın etrafının deniz ve çöllerle kaplı olması burayı sık istilalardan korumuş, bu nedenle Mısır Medeniyeti kendi içinde gelişmiştir.Kendi içinde gelişen fakat dışarıyı etkileyen bir özellik görülür. Bu yönüyle diğer medeniyetlerden farklıdır.
Mısır krallarına “ Firavun “ denilirdi. Tanrı – Kral anlayışı egemendi.Firavunların yetkileri sınırsızdı.Bütün Mısır’ın sahibi sayılırlardı. Mısırlılar, Firavunlarını tanrı’nın oğlu olarak ,yeryüzünde insanlar arasında yaşayan bir tanrı olarak tanırlardı.
Mısır illere ayrılmıştı.İllerin başında merkeze bağlı Valiler bulunurdu.
Düzenli bir orduya sahiptiler. Piyade ve savaş arabalı bölümleri bulunurdu.
Çok tanrılı bir din inanışına sahiptiler. Yeni Krallık döneminde Firavun 4.Amonifis tek tanrılı bir din yaymaya çalışmış, ancak Amon rahiplerinin karşı çıkmasıyla halkının eski inanışlarını değiştirmeyi başaramamıştır.
Ölümden sonra yaşam inancı Mısır’da Tıp ve Mimari’yi geliştirmiştir. Ölümden sonra yaşayacaklarına inandıklarından vücutlarının bozulmasını engellemek amacıyla “Mumya “ yapmışlardır. Piramitler ise Firavun mezarlarıdır.
Mısır’da halk ; Memurlar ve Katipler – Rahipler – Askerler – Şehirliler ve Köylüler – Köleler olarak sınıflara ayrılmıştır.
Ekonomilerinin temeli tarıma dayalıdır.Bütün Ön-Asya ülkeleriyle ticaret yapmışlardır. Değiş tokuşa dayalı ticari ilişkilerde, zaman zaman ; belli ağırlıkta altın ve gümüş külçeleri – süs eşyası – köleler – hayvanlar da değer ölçüsü olarak kullanılmıştır.
Mısır da “Hiyeroglif “ denilen “Resim yazısı “ kullanılmıştır. Zamanla bu yazı sadeleştirilerek , “Hiyeratik” ve “Demotik” adlarını almıştır.
Mısırlılar Nil nehrinin taşma zamanlarını hesaplamışlar, İlk güneş yılına dayalı Takvimi oluşturmuşlardır.
Tıp, Matematik, Geometri gelişen bilim dallarıdır.
Sanat’ta Tapınaklar ve Piramitler sanat şaheserlerindendir.En ünlü tapınakları Karnak ve Luksor da bulunan Amon tapınaklarıdır. En ünlü Piramitleri ise dünyanın 7 harikasından biri kabul edilen Keops piramididir.
Mısırlılar’dan :
Kalbini bilime ver ve onu öz annen gibi sev.
Hiçbir şey bilmek kadar değerli olamaz.
Sadece bilgili bir insan kendi kendini yönetebilir
Bu dünyada gerçek tek bir mutluluk vardır,
o da gündüz kitapları istekle toplamak ve bunları gece okumaktır.
FENİKELİLER ( MÖ.2000 – MÖ.8.YY.) :
Lübnan dağları ile Akdeniz arasında kalan dar kıyı bölgesinde yaşamışlardır.Kendilerine kıyı Kenanileri demişlerdir.
Asur, Babil ve Perslerin egemenliği altına girmişlerdir.
Kültür ve Medeniyetleri :
Biblos, Sidon ( Sayda), Tir ( Sur ) gibi şehirler kurmuşlardır. Şehir devletleri halindeki siyasi yapı, Sayda ve Sur’ların diğer siteleri egemenliklerine alması şeklinde devam etmiştir.
Ekonomilerinin temeli Ticarete dayanır. Özellikle Akdeniz ticaretinden önemli gelir elde ettiler.
Ticari faaliyetleriyle,Ön-Asya ve doğu kültürünü Akdeniz havzasına tanıtmışlardır.
Akdeniz’de çok sayıda Koloni kurmuşlardır.Bunların en ünlüleri Afrika’nın kuzeyindeki “Kartaca” ile İspanya’nın güneyindeki “Gades” tir. Kolonilerini sadece ticari düşündüklerinden ellerinde fazla tutamamışlardır.(Onlar için savaşmamışlardır)
Uygarlığa en önemli katkıları Alfabeyi bulmalarıdır.
İBRANİLER :
Sami ırkından olup, uzun zaman göçebe yaşamışlar, sonunda Filistin’e gelip yerleşmişlerdir.
Gerçek bir devlete Hz.Davut zamanında kavuşmuşlardır.
Hz.Süleyman’ın ölümünden sonra kuzeyde İsrail devleti, güneyde Yahudi ( Yuda ) devletleri olarak ikiye ayrıldılar. İsrail devletine Asurlular,Yahudi devletine ise Babilliler son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
Tarihin ilk tek tanrılı din inancına sahip olmuşlardır. Ancak bu dinin sadece kendi kavimlerine indiğine inanmalarından dolayı bu dini yayma gereği duymamışlar bu nedenle dinleri evrenselleşememiştir.
Dini inançları etrafında meydana getirdikleri milli tarihleri ile dağılıp yok olmaktan kurtulmuşlar II.Dünya savaşından sonra bugünkü İsrail devletini kurmuşlardır.
Peygamberleri “Hz.Musa” , kitapları “Tevrat “ dır. Allah’a “ Yahova “ demişlerdir.
Sanat eserlerinin en önemlisi Hz.Süleyman zamanında Kudüs’te yapılan “Süleyman Mabedi”( Mescid-i Aksa) dir.
Yahova’nın Musa’ya verdiği 10 Emir : 1- İsrailoğullarını esaretten kurtaran Yahova’dan başkasına ibadet etmeyeceksin 2- Put yapılmayacak ve Putlara tapılmayacak 3- Kendini büyümseyip Yahova adını almayacaksın 4- Cumartesi günü istirahet (Dinlenme) günü olarak takdis edilecek 5- Anaya,babaya hürmet edilecek 6- İnsan öldürülmeyecek 7- Zina edilmeyecek 8- Hırsızlık yapılmayacak 9- Kimse aleyhine yalan yere şahitlik edilmeyecek 10- Kimsenin evine,karısına,köle ve cariyesine,öküzüne,eşeğine… hiçbir şeyine göz dikilmeyecek
Kaynak: http://www.tarihportali.net/tarih/eski_caglarda_turkiye_ve_cevresi-t510.0.html
Posted by: 2010-2011 9. 10. 11. 12. Sınıf Tarih Dersi Yıllık Planı on: Ocak 11, 2009
1. Tanım I: İnsanı ilgilendiren sosyal, ekonomik, siyasal, kültürel ve dinsel her alanda ortaya çıkan gelişmeye “olay” denir.
Tanım II: Belirli bir süreç ve birikimi de “olgu” denir.
Durum: Olaylar olguların başlangıç sürecini oluştururlar.
Buna göre aşağıda verilen olayların olguları baş-latma süreci ile ilişkisi hangisinde yanlış gösterilmiştir?
____Olay____ …………_____Olgu____
A) Kavimler Göçü …………….Feodalitenin ortaya çıkması
B) Talas Savaşı …………….Türk – İslâm tarihinin başlaması
C) Malazgirt Savaşı …………….Anadolu’nun Türkleşmesi
D) Haçlı Seferleri ……………..Demokrasinin gelişmesi
E) Rönesans Hareketleri …..Özgür ve bilimsel düşüncenin artması
2. İslâm tarihinde,
I. Kıbrıs,
II. İran,
III. İspanya
gibi yerlerden hangilerinin fethedilmesinde donanmadan faydalanılmıştır?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) I ve III
3. İslâmlık öncesi Türk devletlerinde,
● Din adamlarının yönetimde etkili olmaması,
● Ülke yönetiminde ve toplumsal yaşantıda etkili olan “Törenin” dine dayanmaması
gibi durumlar Türklerde aşağıdaki yönetim şekillerinden hangisinin uygulandığını gösterir?
A) Demokratik Devlet
B) Laik Devlet
C) Sosyal Devlet
D) Meşruti Devlet
E) Tokratik Devlet
4. Tarihi olayların incelenmesinde değişik kaynaklara başvurulması,
I. sosyal hayatın araştırılması,
II. yansızlığın sağlanması,
III. toplumsal barışın korunması
amaçlarından hangilerine yöneliktir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve III
D) II ve III E) I, II ve III
5. Bağdat’ta;
● Abbasiler Dönemi’nde Beytü’l Hikme medreseleri kurularak, Batı dillerinden temel eserler Arapçaya çevrilmiştir.
● Büyük Selçuklular döneminde Nizamiye Medreseleri kurularak, dini bilimler ile pozitif bilimler birlikte okutulmuştur. Ayrıca bu medreselerde Şiilik ve Batiniliğin zararlarına karşıda eğitim verilmiştir.
Yalnızca bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) Batı kültürlerinden etkileşimi sağlamıştır.
B) Toplumsal ve dinsel alanda bütünlüğün korunması amaçlanmıştır.
C) Toplumun kültürel seviyesi yükseltmiştir.
D) Medreselerde dini tutuculuk ve bağnazlık yoktur.
E) Medreseler yeni fetihlerin olmasını kolaylaştırılmıştır.
6. Anadolu’da kurulan ilk Beyliklerin bazı özellikleri şunlardır:
● Anadolu’yu imar etmişler.
● Türk – İslâm kültürünü Anadolu’ya taşımışlar.
● Başta Bizans olmak üzere, Gürcülere, Ermenilere, Rumlara ve Haçlılara karşı mücadele ederek Yeni Türk yurdunu korumuşlardır.
Yukarıda verilen özellikler ilgili olarak ilk Beylikler için aşağıdakilerden hangisi ulaşılabilecek en kapsamlı yargıdır?
A) Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türkmenler tarafından kurulmuşlardır.
B) Anadolu’nun Türkleşmesini sağlamışlardır.
C) Deniz kıyısında kurulmuşlardır.
D) Anadolu’da merkezî otoriteyi bozmuşlardır.
E) Anadolu’daki yerli halk kültürel yönden zayıftır.
7. Aşağıdaki devletlerden hangisinde Reform Hareketlerinin olması beklenemez?
A) İtalya B) Almanya
C) Bizans D) İngiltere
E) Fransa
8. Hindistan’daki kast sistemi gibi İslâm öncesi Türk topluluk ve devletlerinde sınıf ayrımı olmamıştır.
Bu durum Türklerde aşağıdakilerden hangisinin olmadığının kanıtıdır?
A) Teokratik yönetim
B) Toplumsal eşitsizliğin
C) Yarı göçebe hayatın
D) Güçlü orduların
E) Taht kavgalarının
9. Çeşitli toplum ve ulusların İslâmiyet’i farklı yorumlamaları sonucunda farklı mezhepler ortaya çıkmıştır. İslâmiyet belli kurallar içerisinde diğer din ve inançların varlığını sürdürmesine izin vermiştir. Değişik dinlere mensup kişiler devletin koruyuculuğu altındaydı. Buna karşılık Cizye vergisi ödemekteydiler. Ayrıca İslâmiyet köleliği kaldırmayı amaçlamıştır.
Buna göre,
I. İslâmiyet hoşgörülü bir anlayışı benimsemiştir.
II. İslâm toplumunda sosyal eşitliğin sağlanması amaçlanmıştır.
III. İslâm’da sosyal devlet anlayışı benimsenmiştir.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) I, II ve III
10. İslâmiyet öncesi Arabistan’da,
I. Putperestliğin yaygın olması,
II. Kabileler arasında sürekli mücadelelerin yapılma-sı,
III. Kabe’nin kutsal sayılması
durumlarından hangileri siyasi birliğin sağlanmasını engellemiştir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve III E) II ve III
11. İslâmlık öncesi Türk devletlerinin ordularında yabancı paralı askerlerin olmaması aşağıdakilerden hangisinin bir gereğidir?
A) Demokratik Devlet
B) Ulusal Devlet
C) Monarşik Devlet
D) Baskıcı Devlet
E) Sosyal Devlet
12. İslâmiyet’i kabul eden bazı toplumlar zamanla Arap kültürünün etkisinde kalarak Arapça konuşmaya başlamışlardır. Türkler ve İranlılar ise İslâmiyet’i kabul etmelerine rağmen ulusal kimliklerini korumuşlardır.
Bu bilgilere göre,
I. Bazı zayıf kültürlü toplumlarda İslâmlaşma zamanla Araplaşmaya dönüşmüştür.
II. Türkler ve İranlılar eski ve köklü bir kültüre sahiptir.
III. İslâmiyet’in yayılması Arapçanın uluslar arası bir özellik kazanmasına neden olmuştur.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve III E) I, II ve III
13. Karahanlılar, Türklerin yoğun olarak yaşadığı ve önemli kültür merkezlerinin bulunduğu coğrafya üzerinde kurulmuştur. Bu nedenle Karahanlılar’da diğer Türk – İslâm devletlerinden farklı olarak, Arapça ve Farsça etkili olamamıştır. Uygur kültürünü devam ettirerek Uygur Alfabesini kullanmışlardır.
Buna göre Karahanlılarla ilgili olarak ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ulusal kimliklerini korumuşlardır.
B) Siyasi varlıkları kısa sürmüştür.
C) Dış kültürlerle etkileşim içerisindedir.
D) Ülke sınırları çok geniş değildir.
E) Uygur Devleti ile çağdaştırlar.
14. Tarih araştırmalarında kullanılan,
I. belgelerin toplanması,
II. belgelerin sınıflandırılması (tasnif)
III. belgelerin toplanarak kitap haline getirilmesi (tekip)
IV. belgelerin sorgulanarak, karşılaştırılması (tenkid)
yöntemlerin kullanım sırası aşağıdakilerden han-gisinde sıralanmıştır?
A) I, II, III, IV B) I, II, IV, III
C) II, I, III, IV D) IV, I, III, II
E) III, I, II, IV
15. Türklerin İslâm inancını benimsemesini kolaylaştıran aşağıdaki etkenlerden hangisi Türklerin savaşçı özelliğinin bir sonucudur?
A) Türklerde Göktanrı inancının monoteist bir inanç olması
B) İslâmiyet’in ahlak kurallarının Türklerin ahlak anlayışına benzerlik göstermesi
C) Türklerin cihan hâkimiyeti düşüncesiyle, İslâmiyet’in cihat anlayışının örtüşmesi
D) Türklerde de İslâm’da olduğu gibi ahiret inancının olması
E) Abbasilerin hoşgörülü bir politika takip etmesi
16. Skolastik düşünce daha çok Avrupa’nın aşağıdaki özelliklerinden hangisini olumsuz etkilemiştir?
A) Bilim ve kültür hayatını
B) Ekonomik yapısını
C) Yönetim şeklini
D) Üretim faaliyetlerini
E) Askerî teşkilatlanmasını
17. Aşağıdakilerden hangisi İslamiyet öncesi Türklerde görülmez?
A) Kut inancı B) Töre
C) Balbal D) Sınıf farkı
E) Kurultay
CEVAP ANAHTARI
Posted by: 2010-2011 9. 10. 11. 12. Sınıf Tarih Dersi Yıllık Planı on: Ocak 11, 2009
1. Tarihte devletlerarası ilişkilerde benzer nedenler ve gelişmeler karşısında, bazı devletler diplomasi, bazı devletler ise savaş yolunu tercih eder.
Bu durum Tarih bilimi için aşağıdaki yargılardan hangisini doğrular?
A) Tarihi olaylarla ilgili kural koymak ve genelleme yapmak mümkün değildir.
B) Tarihi olayları araştırırken yalnız yazılı kaynaklardan faydalanılmalıdır.
C) Tarih araştırmalarında objektif olunmalıdır.
D) Tarihin amacı geçmişteki olayları inceleyerek dersler çıkarmaktır.
E) Tarih olayları incelenirken daha çok sosyal olaylar incelenmelidir.
2. Bilim alanındaki gelişmeler Emeviler döneminde başlamış, Abbasiler döneminde en üst düzeye ulaşmıştır.
Buna göre, İslâm kültür ve medeniyetinin gelişmesinde aşağıdakilerden hangisinin etkisi olduğu söylenemez?
A) Devlet adamlarının bilimsel ve kültürel çalışmaları desteklemeleri
B) Çeşitli medeniyetlere ait eserlerin Arapçaya çevrilmesi
C) Avrupalıların Haçlı Seferleri’ni yapması
D) Medreselerin kurularak, yaygınlaştırılması
E) İslâmiyet’i kabul eden Arap olmayan ulusların katkıları
3. Haçlı Seferleri’nin başlamasında etkili olan,
I. kutsal sayılan toprakların alınmak istenmesi,
II. Türk ilerlemesi karşısında Bizans’ın Avrupa’dan yardım istemesi,
III. doğunun zenginliklerine ulaşılmak istenmesi
durumlarının dinî, siyasi ve ekonomik nedenlerle ilişkisi aşağıdakilerden hangisinde gruplandırılmıştır?
Dinî Siyasi Ekonomik
A) I II III
B) I III II
C) II I III
D) III II I
E) II III I
4. Türklerin Müslüman olduktan sonra aşağıdaki faaliyetlerinden hangisi İslâm Dünyası’na “siyasi hizmetlerinden” birisi değildir?
A) Farklı coğrafyalarda yeni Türk – İslâm devletleri kurmuşlardır.
B) İslâm Dünyası’nı Haçlılara karşı korumuşlardır.
C) Dağınık haldeki Müslümanları tek bayrak altında toplamışlardır.
D) İslâm kültür medeniyetinin gelişmesine ve yayılmasına katkıda bulunmuşlardır.
E) Halifeliği koruyarak, siyasi varlığını sürdürmesini sağlamışlardır.
5. I. Mekkeli inanmayanların Müslümanlara baskı yapmaları
II. Medine’de İslâmiyet’i kabul eden bazı kişilerin Hz. Muhammed’le görüşerek, O’nu Medine’ye davet etmeleri
III. Mekkeli inanmayanların, Müslümanlarla ticarî ve sosyal faaliyetlerini sona erdirmeleri
Yukarıda verilenlerden hangileri Müslümanların Mekke’den Medine’ye göç etmelerinde etkili olmuştur?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve III E) I, II ve III
6. Avrupa Hunlarının yıkılmasında etkili olan aşağıdaki sebeplerden hangisi yalnızca coğrafi konumunun özelliği olarak gösterilebilir?
A) Taht kavgalarının olması
B) Orta Asya’dan gelen göçleri alamamaları
C) Bizans entrikalarının yoğunlaşması
D) Ülkenin hanedan üyelerinin ortak malı anlayışının hâkim olması
E) Yerleşik bir kültüre sahip olmamaları
7. Arapçanın İslâmiyet’i kabul eden toplumlarda yayılmasında,
I. Kuran’ın Arapça olması,
II. medreselerin eğitim dilinin Arapça yapılması
III. devlet adamlarının bilimsel faaliyetleri desteklemesi
durumlarından hangilerinin etkili olduğu söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) I, II ve III
8. İlk Çağ’da bazı toplumların ticarî faaliyetlerle uğraşmalarını,
I. deniz kıyısında kurulmuş olmaları,
II. coğrafi konumlarının ulaşım imkânlarını kolaylaştırması,
III. ihtiyaç fazlası üretimin yapılması
durumlarından hangilerinin kolaylaştırdığı savunulabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II
D) I ve III E) I, II ve III
9. “Manas Destanı”nı aşağıdaki Türk topluluklarından hangisi oluşturmuştur?
A) Uygurlar B) Göktürkler
C) Avarlar D) Sibirler
E) Kırgızlar
10. Hz. Ömer döneminde,
I. ülkenin yönetim birimlerine ayrılması,
II. illerdeki kadıların, valiler dahil herkes suç işlediğinde yargılayabilmesi,
III. ordugâh şehirlerin kurulması
uygulamalarından hangilerinin yargının bağımsızlığını sağlamaya yönelik olduğu söylenebilir?
A) Yalnız II B) Yalnız III C) I ve II
D) I ve III E) II ve III
11. İslâm tarihinde;
● Kıbrıs alınmış,
● İstanbul denizden kuşatılmış,
● İspanya fethedilmiş
Bu gelişmeler,
I. ülke sınırlarının genişlediğini,
II. donanmanın kurulduğunu,
III. İslâm kültürünün yayıldığını
durumlarından hangilerini gösterir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve III E) I, II ve III
12. Eski Türk topluluklarında görülen aşağıdaki gelişmelerden hangisi toplumsal dayanışmanın sağlanması ile ilgili değildir?
A) Sosyal devlet anlayışının benimsenmesi
B) Değişik dinlerin kabul edilmesi
C) Ulusal şölenler düzenlenmesi
D) Fakir ve muhtaçların ihtiyaçlarının karşılanması
E) Halkın yararlanması için çeşitli vakıflar kurulması
13. ● Mezopotamya’da Sümerler ilk yazılı kanunları hazırlamışlardır.
● Yunanlılarda seçimle işbaşına gelen yöneticiler kanunlar yapmışlardır.
● Roma’da Cumhuriyet döneminde 12 Levha Kanunları hazırlanmıştır.
Buna göre Sümer, Yunan ve Roma medeniyetlerinde kanunların hazırlanmasının aşağıdakilerden hangisine neden olduğu söylenemez?
A) Toplumsal eşitliğin sağlanmasına
B) Kanun üstünlüğünün ortaya çıkmasına
C) İnsan haklarının gelişmesine
D) Özel mülkiyetin korunmasına
E) Ekonomik uğraşların değişmesine
14. Hz. Muhammed döneminde,
I. Bedir Savaşı’nda ele geçirilen eserlerin okuma yazma öğretmesi karşılığında serbest bırakılması,
II. Şam ticaret yolları üzerindeki Hayber Kalesi’nin ele geçirilmesi,
III. Bizans’la Mute Savaşı’nın yapılması
durumlarından hangileri eğitime verilen önemi gösterir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) I, II ve III
15. Mısır’da kurulan ilk Türk İslâm Devleti olan Tolunoğullarının,
I. Güçlü bir ordu ve donanma kurarak, Suriye ve Filistin’e egemen olmaları,
II. Mısır’a sosyal ve dinî tesisler kurarak bayındır hale getirmeleri,
III. Nil Nehri çevresinde, bentler ve su kanalları yaparak üretimi artırıp halkın ekonomik kalkınmasını sağlamaları
özelliklerinden hangileri doğrudan “sosyal devlet” anlayışının bir gereğidir?
A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II
D) I ve III E) II ve III
16. Mısır’da;
I. anıt Mezarların yapılması,
II. ölülerin mumyalanması,
III. ölülerin yanına eşyalarının konması
gibi gelişmeler aşağıdakilerden hangisiyle en iyi açıklanabilir?
A) Nil Nehri’nin taşmasının önlenmek istenmesi
B) Kralların kendini Tanrı ilan etmeleri
C) Öldükten sonraki yaşama inanmaları
D) Piramitlerin astronomide kullanılması
E) Mısır’ın istilaya kapalı olması
Cevap anahtarı

Son Yorumlar